14. yüzyıl Anadolu’sunun önde gelen mutasavvıf şairlerindendir. Nevşehir’in Gülşehir kasabasından olduğu için kendisine Gülşehri denmiştir. Adının Ahmet olduğu, Ahmet Gülşehri diye geçtiği birçok kaynak bulunmasına rağmen ünlü eseri Mantıku’t-Tayr’daki beyitlerden, gerçek adının Süleyman olduğu anlaşılmaktadır. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmamakla birlikte, Ahi. Evren’in dervişlerinden olduğu bilinmektedir. Gülşehir’de tekkesi vardır. 13. yüzyılın sonlarında Sultan Veled’in isteği üzerine Kırşehir’de kurduğu tekkede Mevlevi tarikatını tanıtıp yaymağa başlamıştır.
Gülşehri’nin en önemli eseri Mantıku’t-Tayr’dır.. Ünlü İranlı mutasavvıf Ferideddin Attar ‘ın aynı adlı eserinin çevirisi olan Mantıku’t-tayr 1317 yılında yazılmıştır. Eser, çeviri olmakla birlikte Gülşehri eserde yaptığı bazı değişiklikler ve esere eklediği bazı bölümlerle Mantıku’t-Tayr’a telif eser havası vermeye çalışmıştır. Eserin Özellikle tasvir bölümlerine eklemeler yapan Gülşehri, ayrıca Attar’ın Esrar-name’si, Mevlana’nın Mesnevisiyle Kelile ve Dimne’den hikâyeler katarak Mantıku’t-Tayr’ı genişletmiştir. Mantıku’t-Tayr, tasavvufi alegorik bir eser olup tamamı sekiz bin beyitten fazladır. Aruzun, bu dönem mesnevilerinin çoğunda kullanılmış olan fa’ilatün/fa’iiatün/fa’iiün kalıbıyla yazılmıştır. Eserin çok sayıda yazma nüshası bulunmaktadır.
Gülşehri, Mantıku’t-Tayr’dan önce dini konulu Farsça Felekname adlı tasavvufi mesnevisini 1301 yılında yazmıştır. Gülşehri’nin bu iki eserinden başka Farsça Aruz Risalesi ve Kuduri Çevirisi’nin de olduğu kaynaklarda söylenmekle birlikte henüz bu eserler ele geçmemiştir. Ayrıca, Gülşehri’nin yedi gazeli bulunmaktadır. Bunlardan biri Mecmuatü’n-Nezair’de, üçü de Camiü’n-Nezair’dedir.




