Anasayfa / Edebiyat / BAKİ

BAKİ

Bâkî’yi seven ve takdir eden Kanunî onu koruyor, iltifat ve ihsanlarıyla yüceltiyordu. Şâir için refah ve saadet devri başlamıştı. Kanûnî’nin ölümü Bakî için büyük bir darbe oldu. Onun için yazdığı mersiyedeki duygularının samimî olduğundan şüphe edilemez.

 

Selim II. zamanında önceleri gözden düşmüş gibi görünen şâir kısa zamanda yeniden yükselmeye devam etti. İyi Arapça, Farsça bilen Bakî, bilgin ve sanatkâr bir şairdi. Kanunî Sultan Süleyman, Selim II. Murad III. Mehmed III. devirlerinde yaşamış, gözden düştüğü kısa süreler dışında, daima rağbet görmüş, el üstünde tutulmuştur.

 

En büyük ihtirasının Şeyhülislâmlık mevkiine ulaşmak olduğu anlaşılan Bakî, üç defa Şeyhülislâmlıktan bir alt kademe olan Kazaskerlik mevkiine (Anadolu ve Rumeli Kazaskerliklerine) yükselmiş ise de, bu arzusuna kavuşamadan ölmüştür.

 

Gerek sağlığında, gerek Ölümünden sonra Şâirler Sultanı (Sultân-üş-Şuarâ) diye anılmış olan Bakî, şiirlerini bir kuyumcu titizliği ile işlemiş, söz sanatlarını ustaca kullanmış, kusursuz şiirleriyle Türk Dîvân Edebiyatında en büyük üstâdlar arasına girmiştir. Fuzûlî’den sonra çağının en büyük şâiridir. Ustalığını bilhassa gazel ve kasîdelerinde göstermiştir. İmâle ve zihafa fazla yer vermemiş, Türk dili ile aruzun kaynaşmasında önemli bir, rol oynamıştır. Bu yönden yenilikçi sayılmıştır.

 

Mutasavvıf bir şâir değildir. Onun için aşk, bu dünyaya ait bir meseledir, insan yaşarken bu gelip geçici dünyanın zevklerinden, nimetlerinden yararlanmalıdır görüşündedir. Şiirlerinde duygudan daha çok düşünce hâkimdir. Fuzûlî’deki ince duyarlık onda pek görülmez. Yeni buluşlara, kullanılmamış teşbihlere çok önem vermiş ve büyük başarı sağlamıştır. Şiirlerinde mağrur bir edâ vardır. Bu edâ, kendi sanat kudretini bilmesinden ileri gelir. Tabiatiyle Osmanlı İmparatorluğunun en parlak bir devrinde yaşamasının da bu edasına tesir ettiği düşünülebilir. Dili ağdalıdır. Kanunî Sultan Süleyman’ın ölümü üzerine yazdığı terkib-i bend şeklindeki ünlü mersiyesinde olduğu gibi yabancı kelime ve tamlamalara fazlaca yer vermiştir.

 

 Fazâil-i Mekke, Hadîs-i Erbain Tercümesi gibi çeviri eserleri de vardır. Bunlar bilimsel eserlerdir. Sanatıyla ilgili bütün eserleri dîvânındadır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir