Anasayfa / Sevdiğim Yazılar / ŞİİRDE SADELİK- Behçet Necatigil

ŞİİRDE SADELİK- Behçet Necatigil

ŞİİRDE SADELİK- Behçet Necatigil

Şiirlerim sade olmasına sade, ama bu sadelikte benim payım arpa boyunu geçer mi? Bence bu, şiirin geçmişi ve bugünkü durumu ile ilgili bir şey. Şiirde basit şeylere yer vermemek; büyük tutkular, büyük aşklar, ruha ve hayata ait büyük çapta meseleler; 19. yüzyıla kadar bütün dünya edebiyatında sanatçıları zoraki bir kendini büyük görmeye götürdü. Büyüğe, büyük çapta her şeye karşı bu açılış, bizi yalnız toplumdan değil, kendimizden de uzaklaştırdı. Bana öyle geliyor ki, geçmişte gördüğümüz bu büyük konular, ortalama yaşayıştan bu ayrılış, o zamanlarda da gerçekle ilgili bulunmuyordu. O zamanların sanat anlayışı, toplumun bu sanata karşı tutumundan çok, bu sanatın kendisine dayanmaktadır. Sanat geniş çevrelerle, küçük konularla ilgilenmiyordu. Geniş çevreyle ilgisini kaybeden her şey gibi, bunun da sadelikten ayrılması bir zaruretti. Şimdi ise yaşama şartlarımız, geçinmemiz, aşklarımız, gelecek tasarılarımız, hepsi gündeliktir. Günü gününe yaşıyoruz, hiç bir alanda büyük ihtiras besleyecek halde değiliz. Ben bundan, toplumun her an dağılıp çözülen ve eski malzemeye yenilerini ekleyerek tekrar kurulan, insanlar arası tedirgin ilişkilerin şiirini çıkarabilirim. Hayat bölünmez, sağlam bir akış olmaktan çıktı, bir mozaik halini aldı: İçinde cam kırıkları, taş parçaları, döküntüler, her şey var. Ben bu mozaikten renkli taşları, değişik maddeleri alıp alıp bırakıyorum. Bence şiirde fevkaladeliğe gitmek aleIadelik olmuştur. Sanatta üst seviyeler, ellerinde olağanüstü imkanlar bulunduran kimseler içindir. Gündelik hayatımda böyle imkanlara rastlamadım. Çevremle sade hayatlar, sessiz hayatlar yaşıyoruz. Ama sanatçı sadelikten zevksizliğe, yavana, aleladeye kayıyorsa, bu onun kendi suçu, kendi yetersizliğidir.

Kısa insan ömründe, hayattan daha orijinal ne olabilir? Mihnetleriyle, seyrek ve ufak sevinçleriyle, rıza ve tevekkülleriyle, bu benim gibiler için mütevazi hayat. Sanatçının çevresinden ve kendinden el etek çekip hayal derinliklerine kapandığı fildişi kule devri geçti. Asıl gerçek hayatın bölümlerindedir. Sosyal şartlar bizi durmadan kendine çekiyor. Nasıl yaşadığımızı fark ettiğimiz ölçüde yaşamanın şiirini yazıyoruz.

(Behçet Necatigil’le Bir Konuşma» Anadolu Gazetesi, 19 Ocak 1947)

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir